Tasfiye Olan Şirketin Temsilcisi Adına Yapılan Tarhiyatın Düzeltme Şikayet Başvurusu

Danıştay 4. Dairesi
Tarih    : 05.04.2016
Esas No : 2016/3228
Karar No  : 2016/1483
VUK Md. 124
TASFİYE OLAN ŞİRKETİN KANUNİ TEMSİLCİSİ ADINA YAPILAN TARHİYATIN DÜZELTME ŞİKAYET BAŞVURUSU

Tasfiyesi tamamlanıp tüzel kişiliği sona eren şirketin kanuni temsilcisi adına yapılan tarhiyatın düzeltme ve şikâyet başvurularının incelenemeyeceği hk.
İstemin Özeti: Tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden kaydı silinen (…) Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi
inceleme raporuna istinaden takdir komisyonu kararı uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına 2006/12. dönemi için re’sen salınan katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle yaptığı düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Vergi Mahkemesinin kararıyla; davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin ihbarnamenin 03.08.2012 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu cezalı tarhiyata karşı açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafından düzeltme-şikayet başvurusu yaptığı, ancak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 122-124. maddesinde yer alan düzeltme ve şikayet yoluna başvurulabilmesi için, vergilendirme işlemleri sırasında anılan Kanun’un 117 ve 118. maddelerinde tanımı yapılan ve kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin yorum tekniklerine başvurmadan ilk bakışta anlaşılabilecek açıklıktaki vergilendirme yanlışlıklarını içeren bir hatanın yapılmış olması gerekmekte olduğu, uyuşmazlığın vergi hatası dışında, maddi ve hukuki bir değerlendirmeyi gerektiren bir hususa ilişkin olması durumunda ise, düzeltme ve şikayet yoluyla yapılan başvurunun reddi üzerine açılacak davalarda işin esasına yönelik iddiaların incelenmesine olanak bulunmadığı, olayda, davacı tarafından 2007/03 dönemine ilişkin olarak adına yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatına ilişkin olarak ileri sürülen iddiaların niteliğine bakıldığında ise, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve söz konusu iddiaların ancak ilgili cezalı tarhiyata ilişkin ihbarnameye karşı süresi içerisinde açılacak bir davada dikkate alınabileceği, bu durumda, dava konusu olayda 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun yukarıda sözü edilen maddeleri kapsamında bir hatanın bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Tasfiye Olan Şirketin Temsilcisi Adına Yapılan Tarhiyatın Düzeltme Şikayet Başvurusu

Tasfiye Olan Şirketin Temsilcisi Adına Yapılan Tarhiyatın Düzeltme Şikayet Başvurusu


Karar: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Bu nedenle, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, oyçokluğuyla karar verildi(*).

(*) KARŞI OY: Tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden kaydı silinen (…) Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden takdir komisyonu kararı uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına 2006/12. dönemi için re’sen salınan katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle yaptığı düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine karar veren Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

  213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Vergi Hatalarını Düzeltme ve Reddiyat” başlıklı üçüncü bölümünde yer alan 116 ila 126. maddelerinde, vergi hataları ve düzeltme usulü açıklanmıştır. Kanun’un 116. maddesinde” vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi alınmasıdır.” şeklinde tanımlanmış olup, Kanun’un 117 ve 118. maddelerinde hesap hataları ve vergilendirme hataları ayrı ayrı sayılmıştır. Kanun’un 120. maddesinde vergi hatalarının düzeltilmesinde vergi dairesi müdürünün yetkili olduğu, 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hatanın düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde ise, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlıği’na müracaat edebilecekleri belirtilmiştir.
  Vergi Mahkemesince, düzeltme ve şikayet yoluna başvurulması için ortada bir hukuki ihtilaftan ziyade, vergi hatasının bulunmasının gerektiği, olayın hukuki uyuşmazlık kapsamında olduğu, vergi hatası bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava konusu cezalı tarhiyatın zamanaşımı iddiasıyla kaldırılması istemiyle yaptığı düzeltme ve şikayet başvurusunun reddi üzerine dava açmıştır.
Vergi mahkemesi tarafından, davacının zamanaşımı iddiası da dikkate alınarak uyuşmazlığın vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesine ilişkin hükümlere göre incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davacı iddialarının düzeltme şikayet yoluyla giderilmesi imkanı olmayan, hukuki bir sorun teşkil eden ve ancak yasaların yorumu sonucu çözümlenebileceği gerekçesiyle davanın reddi yolundaki kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.