Vergi Usul Kanununda öngörülen defter tutma, evrak ve kayıt muhafaza ve ibraz zorunluluğunda olan kişi ve kurumlar vergi incelemesine tabi bulunmaktadır. Görüldüğü gibi yasa koyucu sadece vergi mükelleflerini inceleme kapsamına almamış, vergilendirme ile ilişkisi bulunan diğer kişileri de inceleme kapsamına alarak vergi inceleme alanını geniş tutmuştur. Nitekim vergi matrahını gerçek ve aslına en uygun bir şekilde tespit edilebilmesi için örneğin fatura alan bir kişi hakkında vergi incelemesi yapılırken fatura veren kişi nezdinde de karşıt inceleme yapılarak vergiye ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin tespitine çalışılmaktadır.[1]
Vergi denetim tekniklerinden en etkili, en kapsamlı ve teknik bilgi gerektireninin vergi incelemesi olduğu söylenebilir.[2]
Çağdaş vergi sistemlerinde olduğu gibi Türk vergi sisteminde esas olan mükelleflerin beyanı üzerine vergilendirme yapılmasıdır. Ancak vergi idaresi çoğu zaman bunlarla yetinmemekte, bazen belirli sektörlerin bazen de hakkında vergi kaçırma yönünde ihbar bulunan gerçek ve tüzel kişilerin bildirimlerinin gerçeğe uygunluğunu vergi incelemesi yapmak suretiyle tespit etmektedir.[3]

Vergi incelemesi ile vergiyi doğuran olaya ilişkin olarak bütün verilen değerlendirilerek vergi mükelleflerinin beyan ettiği matrahların gerçek olup olmadığı tespit edilir.[4]
Vergi incelemesi, vergi idaresinin incelemeye yetkili kişileri tarafından, mükelleflerin bildirilen matrahının gerçeğe en yakın şekilde tespiti amacıyla gerek ilgili nezdinde gerekse karşıt inceleme ile defter, kayıt ve hesapların incelenmesinin yanında bir işletmenin fiili durumun araştırılması ve incelenmesi amacıyla stoklarda bulunun emtia ile bunların kayıtlara uygunluğunu içeren envanter incelemelerini de kapsamaktadır.[5]
Günümüzde vergi incelemesi kavramının içine, mükelleflerin bilinçlendirilmesi, eğitilmesi ve bu sayede vergi sisteminin güçlendirilmesi anlayışı da girmiştir.[6]
Vergi incelemeleri, vergi mükellefleri ile bunların ilişkide bulundukları kişilerin defter, kayıt, beyan ve hesapları üzerinde vergi denetimine yetkili olan kişiler tarafından yapılır. [7]
Vergi incelemelerinin etkili olabilmesi için birçok faktör söz konusudur. Bunların en başında geleni vergi inceme elemanlarının sayısının inceleme yapılacak mükellef sayısıyla orantılı olmasıdır. Ayrıca vergi inceleme elemanlarının niteliği de çok önemli olup, gerekli nitelikleri taşımayan inceleme elemanı hem mükellef hem de devlet açısından zararlı sonuçlara sebep olabilir. Yine, vergi mevzuatının açık, basit, anlaşılır olması, yoruma açık hususların bulunmaması vergi incelemelerinin daha etkili olmasını sağlar. Bu konuda diğer bir husus ise, etkin bir vergi denetim biriminin varlığıdır.[8]
Vergi incelemesinde, mükelleflerin kayıtları incelenirken, yükümlülerin bazı ödevleri yerine getirmesi gerekmektedir. Bu ödevler, kanuni defter ve belgelerin ibrazı, incelemeye başlama tutanağının imzalanması, bilgi verme, incelemeye yetkili kişilere gerekli şartların sağlanması şeklinde sıralanabilir.[9] Vergi incelemesinde mükellefin ödevleri yanında birtakım hakları da söz konusudur. Mükellef öncelikle vergi mahremiyetinin sağlanması hakkına sahiptir. Ayrıca, inceleme elemanından kimlik ibrazı istenebilir. Vergi incelemesinin işyerinde yapılması istenebilir. Mükellef hakkında şayet bir ihbar var ise ve ihbarın geçersiz olduğu anlaşılıyor ise, ihbarcının isminin bildirilmesi istenebilir.[10]
Vergi incelemesinin ne zaman başladığı gerek mükellefler gerekse idare açısından önemlidir. Vergi incelemesi, “incelemeye başlama tutanağının” hazırlanması ile başlar. Vergi incelemesinin başlamasıyla, mükellefler ceza indirimlerinden yararlanamaz, pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz, inceleme konusunda özelge talep edemez. İdarede, vergi incelemesine başlandığını mükellefe bildirmek suretiyle muhtemel suiistimallerin önüne geçer.[11]
Vergi incelemesinde dikkat edilecek hususlardan birisi de vergi mahremiyetidir. Vergi incelemesinde görev alan memurların, görevleri gereği öğrendiği bilgi, belge ve kararları açıklanması yasaklanmıştır. Bu yasağa aykırı davranan kamu görevlileri hakkında Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre işlem yapılması gerekmektedir.[12]
Vergi incelemesinde birçok sorun ile karşılaşılmaktadır. Kayıt dışı ekonomin büyüklüğü, vergi kaçırma konusunda vatandaşlarda olan yaygın algı, vergi denetim konusunda gereken koordinasyonun sağlanamaması, vergi inceleme raporlarının belirli standartlarda hazırlanamaması hususlar sayılabilir.[13]
Vergi incelemesinde özellik arz eden durumlardan birisi de tarhiyat öncesi uzlaşma konusudur. Tarhiyat öncesi uzlaşmada, inceleme elemanı vergi tarh edilmeden ve ceza kesilmeden önce mükellefi bilgilendirerek, uzlaşma hakkı olduğunu belirtmelidir. Bu yöntemle, vergisel işlemler idare ile mükellef arasında yargı yolu aşamasına girilmeden kesinleştirilmektedir.[14]
Kaynak:www.davavergi.com
[1] Ürel, a.g.e., s.260.
[2] Selda Aydın, Eren Çaşkurlu, Kamu Maliyesi, Gazi Kitabevi, 2. Baskı, Ankara, 2013, s.319.
[3] Şükrü Kızılot, Zuhal Kızılot, Vergi İhtilafları ve Çözüm Yolları, 13. Baskı, Yaklaşım Yayıncılık, Ankara,  Şubat 2008, s.54.
[4] Kızılot Şükrü, vd., Vergi Hukuku, Yaklaşım Yayıncılık 2.Baskı, Ankara, 2007, s.122.
[5] Ürel, a.g.e., s.257.
[6] İsmail Can, “Türkiye’de Vergi Denetimi Uygulaması ve Eleştirisi,  Maliye Dergisi, 1981, S:53, s.66.
[7] Fehmi Günay, “Vergi İnceleme Görev ve Yetkisi, Bu Yetkinin Kullanımı”, Vergi Sorunları Dergisi, Nisan 2010, S:259, s.70.
[8] Özdil, a.g.e., s.101.
[9] Can, Şengöz, Aydın, a.g.e., s.499.
[10] Yunus Şengöz, Fazıl Aydın, Fatih Acar, Mükelleflerin Ödevleri ve Hakları, Gelirler Kontrolörleri Derneği, Ankara, 2011, s.500.
[11] Hasan Aykın, “Vergi İncelemesi Ne Zaman Başlar? Vergi İncelemesine Başlama Tutanağında Mükellefin İmzasının Olmaması İncelemeye Engel Midir?”, Yaklaşım Dergisi, Nisan 2011, S:220, s.31.
[12] Mehmet Arabacı, “ Vergi Mahremiyeti ve Mesleki Sırların Açıklanması Açısından Vergilendirme Sürecinde Görev Alanların Sorumlulukları”, Yaklaşım Dergisi, Ağustos 2011, S. 224, s.45.
[13] Nadir Öztürk, “Vergi İncelemesi ve Denetimi ile İlgili Yeni Düzenlemeler I”, Yaklaşım Dergisi, Mart 2011, S:219, s.44.
[14] Kazım Karaca, “Tarhiyat Öncesi Uzlaşma İle İlgili Özellik Arz Eden Bazı Hususlar”, Yaklaşım Dergisi, Mart 2011, S:219, s.167.