I-GENEL BİLGİLER
Vergi daireleri, borçlu mükelleflerin teminatlarının çözümünde veya teminatların değiştirilmesinde genellikle çok ağır hareket etmekte ve bu konulardaki mükellef taleplerini genellikle geri çevirmektedirler. Özellikle teminat çözümünde mükelleflerden Türkiye’nin hiçbir yerinde hiçbir vergi dairesine borcunun olmadığına ilişkin belge, yazı ve araştırma yollarını kullanmaktadırlar.
Mükellefin borçlarının önemli bir kısmını ödemesi durumunda, yapılan ödemelerin toplam borç nispetine göre oranlanıp, buna göre teminatların bir bölümünün çözülmesi uygulaması vergi daireleri tarafından sıkça yapılan bir uygulama değildir. Özellikle 5736 sayılı yasa uyarınca mükelleflerin yapmış olduğu ödemeleri borcu ile kıyaslanılarak yapılan ödemeler nispetine göre verilen teminatların da serbest bırakılması zorunludur(1).
6183 sayılı AATUHK’nun 10. maddenin son fıkrasında borçlunun alacaklı vergi dairesine sunduğu teminatı kısmen veya tamamen aynı değerde başka teminatlarla değiştirilebileceği hükme bağlanmıştır. Borçlu tarafından gösterilecek yeni teminatın türü konusunda sınırlama bulunmamaktadır. Borçlu kendisi için daha uygun olan ve 10. maddede sayılmış bulunan kıymetlerden herhangi birini teminat olarak göstermek suretiyle önceki teminatını geri alabilir. Alacaklı idarenin teminatın cinsi konusunda takdir yetkisi bulunmamaktadır.
Teminatın değiştirilmesi için gerekli iki koşuldan biri yeni gösterilecek teminatın maddede sayılan teminat olarak kabul edilecek kıymetlerden sayılmış olmasıdır. İkincisi ise değerinin aynı olmasıdır. İkinci teminatın kabul edilerek önceki teminatın geri verilmesi için yeni teminatın değerinin önceki teminatın değerinden daha düşük olmaması gerekmektedir. Daha düşük değerdeki bir teminat gösterilerek önceki teminatın  serbest bırakılması talebi genellikle ret edilmektedir. Öte yandan, madde hükmünde yeni sunulan teminatın eski teminatla aynı kıymette olması şartının katı bir yorumlama aynılık(denklik) olarak anlaşılması bazen yanlış olabilir(2). Burada önemli olan yasa hükmündeki düzenlemenin amacının sağlanmasıdır. Bu itibarla yeni teminatın alacağı karşılaması durumunda eski teminatla farklı bir değerde bulunması durumunda da takas işleminin yerine getirilmesi gerekecektir.
Gelir idaresi tarafından verilen bir özelgede; “bu durumda ödevli tarafından teminat olarak gösterilmek istenen araç üzerinde başka haciz veya takyidat bulunmaması kolayca paraya çevrilir nitelikte olması ve biçilen değerin belediyenin dairenize olan vergi borcunu karşılaması durumunda söz konusu aracın teminat olarak kabul edilerek, diğer araç üzerindeki haczin kaldırılmasında sakınca bulunmamaktadır.” Biçiminde görüş verilmiştir(3). Keza, gelir idaresinin bir diğer muktezasında da mükellefin teminat olarak sunduğu konutun yerine amme alacağını karşılayacak bir değerde bir başka taşınmazın teminat göstermesi halinde teminat takasının mümkün olacağı şeklinde görüş verilmiştir(4).
II-VERGİ DAİRESİNE BORÇ DOLAYISIYLA VERİLMİŞ OLAN TEMİNATLAR
Teminatın takas edildiği tarihe kadar borç tutarı artmış ise, idarenin artan kısım için de teminat isteme yetkisi bulunduğundan takas için yeni ibraz edilecek teminat tutarının eski borçla birlikte bu bölümü de içerecek biçimde ve değerde olması idare tarafından istenilmektedir. Öte yandan, borcun itfa olması durumunda da borçlu, borcunu

yeni tutarını karşılayacak değerde yeni teminat göstererek eski teminatın serbest hale gelmesini isteyebilir. Bu gibi hallerde de talebin geri çevrilmemesi gerekecektir. Çünkü teminat istenmesindeki asıl amaç karşılanmakta ve alacağın tümü teminat altına alınmaktadır. Aksi yöndeki uygulama kanunun ruhuna aykırı davranış olacaktır. Burada verilecek teminatın değeri de son derece önemlidir.   Bununla beraber borcun azalmasına bağlı olarak, borçlunun ilave yeni teminat göstermeksizin eski teminatın bir kısmının serbest bırakılması talebi alacaklı idare tarafından eski teminatın değerinde eksilme meydana gelmiş olması halinde değer tespiti bakımından reddedilebilecektir. Bu halde de yine borçlunun teminat değerinde düşme olmadığını ispat etmesi zorunludur.
İdareye sunulan teminatın, ortadaki borcun tümüyle ortadan kalkması halinde yani borcun itfa olması halinde mesnetsiz kalacağından teminat serbest kalacaktır. Borç itfa olması dolayısıyla ortadan kalkacağı gibi, vergi cezalarında ölüm halinde de borç tamamıyla ortadan kalkmaktadır(5). Bu gibi durumlarda borç olmadığından teminatın teminat altına alınması da söz konusu olmayacaktır. Vergi incelemesi devam ederken yapılan tespitlere bağlı olarak alınan teminatlar ise, vergi incelemesinin sonunda  yapılan kesin hesaplamalarda alacak olmadığının ortaya çıkması durumunda ise teminat istenmesine ilişkin izlenen prosedürler yeniden çalıştırılarak yani vergi incelemesini yapan inceleme elemanın incelemesi neticesinde vergi alacağının bulunmadığının anlaşıldığına ilişkin yazılı bildirimi üzerine teminat çözülecektir. Alacağın ilk hesaplamadakinden daha düşük olduğunun tespiti durumunda ise düzenlenen rapora dayalı olarak yapılan tarhiyatta ortaya çıkan rakkam alınan teminattan daha az ise aradaki fark mükellefe iade edilir.
III- AMME BORÇLUSU ADINA ÜÇÜNCÜ KİŞİLER TARAFINDAN VERİLEN TEMİNATLAR
Üçüncü kişiler tarafından gösterilen teminatlarda teminatı gösteren üçüncü kişinin teminat için verdiği olurda yukarıda belirtilen şekilde borca ilişkin olarak açık bilgi koymadan genel bir ifade ile olur vermesi durumunda teminatın çözülmesinde genel olarak borçlunun bütün borçlarının ödenmiş olması gereği doğar. Konuya örnek teşkil etmesi bakımından İstanbul Defterdarlığının bir vergi dairesine verdiği yazılı görüşü aşağıdaki şekilde belirtilmiştir:
“Bilindiği üzere; 6183 sayılı kanunun 10. maddesinin 5. bendinde ilgililer ile ilgililer lehine üçüncü şahsılara tarafından gösterilen ve alacaklı amme idaresince haciz varakalarına müsteniden haczedilen menkul ve gayrimenkul malların teminat olarak kabul edileceği belirtilmiş olup, ilgililer lehine üçüncü şahıslar tarafından gösterilen menkul ve gayrimenkullerin ne şekilde teminat olarak kabul edileceğine ilişkin açıklamalar 305 Seri Nolu Tahsilat Genel Tebliğinde yapılmıştır.
…………. 1. Noterliğinde düzenlenen ve ilgi yazınız ekinde alınan 24.9.2004 tarih 40699 sayılı Muvafakatname ile ……… Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ……….. Vergi Dairesine tahakkuk etmiş ve edecek olan borçlarının tümü için ……. ve ……….. tarafından gayrimenkulleri teminat olarak gösterildiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle, söz konusu muvafakatnamede adı geçenler tarafından teminat olarak gösterilen gayrimenkullerin   ödevli şirketin dairenize tahakkuk etmiş ve tahakkuk edecek olan borçları için teminat olarak gösterildiğinden; şirket hakkında dairenizce alınan 245.526.270.000 TL ihtiyati haciz kararı olması nedeniyle bilgisayar kayıtlarındaki miktarın ödenmesi suretiyle gayrimenkuller üzerindeki hacizler kaldırılması talebinin yerine getirilmesi mümkün değildir. Ancak söz konusu kesinleşmiş borçların ödenmesi ve ihtiyati haciz kararı alınan borca karşılık dairenizce kabul edilen teminat gösterilmesi   halinde hacizlerin kaldırılması mümkün bulunmaktadır.”
Verilen teminat oluru incelendiğinde “tahakkuk etmiş ve edecek olan borçlarının tümü” için teminat gösterildiği açık olarak görülmektedir. Bu şekilde bir teminat oluru verilerek teminatın kabulü sağlandıktan sonra bu olurdan vazgeçmek mümkün değildir. Dolayısıyla Defterdarlığın izahatına biz de aynen katılıyoruz(6).
IV-SONUÇ VE ÖZET
a) İdare tarafından yapılan cezalı tarhiyata karşı vergi mahkemesinde dava açılması halinde mükellef lehine yani tarhiyatın tümüyle terkin edilmesine karar verilmiş olması halinde ortada bir alacak bulunmadığı için önceki aşamada verilen teminatların idare tarafından mükellefe iade edilmesi gerekmektedir.
b) Tarhiyatın yapılması sırasında ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk kararı alınmış ise, bu dava ile ilgili olarak mükellef vergi mahkemesinde davayı kazanmış olsa bile teminatlar çözülmez. Danıştay’dan kesin karar gelmesi beklenecektir(7).
c) Teminat çözümleri uygulamada her zaman riskli bir konu olup, idare teminat çözümü konusunda veya takası talebi halinde çoğu zaman hasis davranmaktadır. Evvelce sunulan teminatların değerlemesi yapılmadan teminat takası veya çözümü yapılmamaktadır.
d) Vergi daireleri tarafından VEDOP veya EVDO projeleri kapsamında Türkiye çapında yapılan mal varlığı araştırmaları sonucunda mükelleflerin sahip oldukları menkul veya gayrimenkuller üzerine konulan hacizlerin çözümünde de mükellefin borcunun bulunmaması esası geçerlidir. Mükellefin asıl borçlu olduğu vergi dairesine borçlarını ödemesi halinde teminat çözümünde Türkiye çapında diğer başka vergi dairelerine borcunun olup olmadığını da ayrıca bakılmaktadır. Bizce bu uygulama doğru ve hukuki olmadığı kanısındayız. Örneğin şirketin borcu nedeniyle şirketin sahip olduğu araçlar üzerine konulan hacizler şirket tarafından bu borç ödenmesine rağmen teminat çözülmemekte ve haciz kaldırılmamaktadır. Nedeni sorulduğunda bu şirketin ortağının bir başka vergi dairesine borcu olduğu ileri sürülmektedir. Teminat çözümlerinde idare hem borçlu şirket yönünden ve hem de bu şirketin ortakları açısından kapsamlı bir borç tahkikatı yapmayı tercih etmektedir. Bizce bu tür uygulamaların hukuka uyarlı olmadığı kanısındayız(8).


 
(1) ALPASLAN Mustafa – SAKAL Mustafa, www.alto.org.tr
(2) YILMAZ Kazım, “Kamu Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Yasa”, Ce-Ka Yayınları, Aralık, 2006, Ankara, s.139
(3) İstanbul Defterdarlığı, 24.1.2001 gün ve 17/288-1028-921 sayılı özelgeleri.
(4) İzmir Defterdarlığının 11.3.1999 gün ve 12/THSL:639-107/1841 sayılı özelgeleri.
(5) YILMAZ, age., s.140
(6) İstanbul Defterdarlığı, 9.2.2005 gün ve 19/288-2033/1582 sayılı özelgeleri.
(7) 2577 sayılı İYUK md. 28/6
(8) ALPASLAN Mustafa – SAKAL Mustafa, “İhtiyati Tahakkuk ve Hacizlerin Kaldırılmasında Vergi Dairesine Teminat Sunumunda Ortaya Çıkan Gayrimenkul Teminat Sunumu Problemleri”, Vergi hukuku Uygulaması, Makale/İnceleme ve Yorumlar – I, Ocak, 2008, İzmir, s.350
Kaynak:Av.Nazlı Gaye Alpaslan Güven-HURSES

Join Our Mailing List

Thank you for your message. It has been sent.
There was an error trying to send your message. Please try again later.

Once Weekly Webinar

Free Webinar Once Per Week

Our free webinar runs once per week and is available to anybody who wants to know more about getting started on the road to financial freedom.