213 sayılı VUK’nun 230. maddesinde düzenlenen fatura düzeni  hakkındaki uygulamalar  ile, VUK 230. maddesinin 2 nolu fıkrasına göre; Birinci Sınıf ve 2. Sınıf Mükellefler satışlarının  670 TL’yi aşan satışlarının tamamını fatura ile belgelendirmek mecburiyetindedirler.  Bu sınırı aşmayan mükellefler,  Perakende Satış Fişi veya Yazar kasa fişi düzenlemek zorundadırlar.
Faturalar açık veya kapalı olmak üzere iki şekilde düzenlenebilmekte,  her bir fatura bedeli 8.000 TL’yi aşması halinde, aşan tüm faturaların bedelleri mutlaka banka havalesi, çek cirosu ile veya bankalar tarafından verilen kredi kartları  üzerinden  ödenmesi  mecburidir.   Ancak 8.000 TL’yi aşmayan tutarlar nakit  olarak tahsil olunabilmektedir.
Uygulamada daha çok  pazarlama şirketleri tarafından  müşterilere teslim edilen mallarla ilgili ödemeler  bizzat  alıcı mükellefin  kredi kartı ile  ödenmemektedir.  Alıcı  yani müşteri çeşitli nedenlerle  kendi kredi kartı ile ödeme yapmayıp başkalarının  kredi kartı ile borcunu  kapatabilmektedir.  İşte bu noktada ödeme tutarının  8.000 TL’yi aşmaması gerekmektedir.  Bu gibi durumlarda  mükellefin Borçlar Kanunun 174. maddesine göre  bir sözleşme yapması halinde  üçüncü şahısların  kredi kartı ile  borçlarını  ödeyebilecektir.[1]
Fatura muhatabı borçlu ve  üçüncü şahıs arasında  Borçlar Kanunun 174. maddesine dayalı olarak bir sözleşme

ile  bu durum  kayıt altına alınabilir.  Mükellefin müşteriden  böyle bir ilişkiyi ispatlaması veya  böyle bir münasebete  ilişkin belge alması,  pratik bir çözüm gibi gözükmemektedir.
Üçüncü kişilere ait kredi kartı ile  fatura bedelinin ödenmesi ancak satıcı – alıcı – kredi kartı sahibi (üçüncü şahsın)  bir arada  ve fiilen satış esnasında bulunması halinde  veya kredi kartı sahibi ile  birlikte  düzenleyecekleri  bir talimatname veya form ile mümkün olabilecektir.  Bu formda veya talimatta :
“……………..… şirketi yetkililerine  ……………….. Şirketine ait …………. TL’lik ………..…. Nolu fatura toplam bedelinin ………………………… kredi kartımdan  ödenmesini   talep ederim.”
Fatura Borçlusu:                                                                                Kart sahibi:
Ad Soyad ve Kaşe                                                                             Ad Soyad
İMZASI                                                                                                İMZASI
(Kendi El yazısı ile imzalayacak)                                           (Kendi El yazısı ile imzalayacak)
Öte yandan,  son zamanlarda  finansman sıkıntısı çeken gerçek veya tüzel kişiler POS cihazı ile  mal ve hizmet satışı olmaksızın   kendisinin veya tanıdıklarının  kredi kartlarından  o günün nakit ihtiyacını karşılamak için kredi bazında  kullanılan nakitlerin de mevcut olduğu, bu şekilde bir kısım kredi kartlarının kullanıldığı, yazılı isimlerin kredi kartlarının  kullanılması suretiyle tespit edilen hasılatın reel  mal ve hizmet satışı olmadığı  iddia olunmaktadır.  Bu  gibi durumlarda vergi daireleri gönüllü vergi uyum projesi kapsamında  POS cihaz satışları ile KDV beyanlarını kıyaslamaktadır.  Kıyaslama sonucunda arada bir farklılık olduğu takdirde  aradaki farkın  izahı öncelikle mükelleften istenilmektedir.  1.1.2009 tarihinden itibaren vergi daireleri otomasyon sistemi kapsamında internet ortamında  düzenlenen beyannamelerde POS cihazları ile yapılan satışların miktarı operatörü uyarmaktadır. Artık bu tarihten sonra POS cihaz satışları ile KDV beyanlarının uyumsuzluğu bir ölçüde giderilmiş bulunmaktadır.
Netice olarak, geçmiş yıllarda  vergi idaresi POS cihazları ile  KDV beyanları arasındaki ortaya çıkacak uyumsuzluklarla ilgili  cezalı tarhiyatlar yapmaktadır.  Bu konuda kendi kredi kartından kendi işletmesinin POS cihazından işlem yapanlar bu durumları ispat etmek zorundadırlar.  Yargı aşamasında da  bu gibi durumlarda  kredi kartının  mükellefin  yakınlarına  ait olduğu  ve bu kartlardan çekilen nakitlerin nerelerde ve hangi  amaçla kullanıldığının ilişkilendirilmesi  zorunludur.[2]
———————————-
[1] Alacaklı – borçlu  ve üçüncü şahıs üçlemesinde  fatura, borç devri ve sözleşme ile   üçüncü şahısların kredi kartı ile borçlu  alacaklıya  üçüncü şahsın kredi kartı ile  bu borcunu  ödeyebilmektedir. Arada fatura borçlusu ve kart sahibi bir kağıt üzerinde  bu durumu  talimat ile  formüle edebilmektedirler.
[2]  İzmir 4. Vergi Mahkemesince verilen 16/2/2006 gün ve E:2005/120-K:2006/160 sayılı kararda: mükellefin  finansman  ihtiyacını karşılamaya yönelik  bir fiktif işlem  nedeniyle açılan dava kabul edilmiş ve yapılan tarhiyat kaldırılmıştır.