1.Mevduat Haczi 
Limited şirketin vergi borcu nedeniyle iki ortaktan birinin kişisel banka hesabına şirket borcu için haciz ve blokaj uygulanmıştır. Bu küçük ortağın şirketin kuruluşundan beri velayeti babası üzerinde bulunmaktadır. Velayeti babasına verilen küçük ortak hali hazırda öğrenci olarak bir üniversitede eğitimine devam etmektedir. Ne var ki, vergi dairesi velayeti babası üzerinde olan ve babası da şirketin aynı zamanda ortağı ve müdürü sıfatıyla şirkette bulunmaktadır. Vergi dairesi, şirket borcu nedeniyle, tüzel kişiliğin borcunu ortaklar bakımından bireyselleştirmeden, şirketin aciz halini tespit etmeden bütün ortaklar için “mal varlığı araştırması” çalışmalarının bir sonucu olarak şirketin küçük ortağı olan ve üstelik öğrenci olan ve de velayeti babası üzerinde olan küçük ortağın üniversite kampüsünde yer alan banka şubesindeki hesabına haciz uygulamıştır.
Uygulamanın ve bu garip haciz hikayesinin hukuka uyarlı olup olmadığını isterseniz adım adım tartışmaya açalım.
2.Şirket Tüzel Kişiliğinin Borcu, Velayeti Diğer Ortakta Olan Küçük Ortaktan İstenilemez
Medeni Kanunun eski 263. maddesi ve yeni 335. maddesinde velayet konusu ve koşulları düzenlemiş bulunmaktadır. Madde hükmüne göre velayet “ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz. Hakim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlana ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalırlar” hükmü uyarınca velayet konusu hakim kararına bağlı bulunmaktadır.

213 sayılı VUK’nun 10. maddesinde kanuni temsilcilerin ödevi yer almış bulunmaktadır. Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların …. mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir hükmü uyarınca küçüklerin vergi ile ilgili ödevleri bunların vasileri tarafından yerine getirileceği belirtilmiş bulunmaktadır. Keza, veli, vasi ve kayyımlara da yapılacak tebligat ise VUK’nun 95. maddesinde açıkça belirtilmiştir. Madde hükmüne göre, vasilerle ilgili tebligatlar herhangi bir vasiye yapılması yeterli olacaktır.
Özetle şirket borcu nedeniyle şirketin küçük ortağı durumunda olan ve bu ortağın vasisi olan diğer ortak hakkında işlem yapılmadan, şirket borcu şirketin mal varlığından tahsil edilmeden küçük ortak hakkında hiçbir işlem yapılamaz.
Şirket tüzel kişiliğinden tahsil olanağı bulunmayan vergiler ve cezalar şirketin müdürü veya diğer vasi üzerinde takibat yapılarak gerekli işlemlerin yapılması gerekir. Kendisine vasi atanan ortağın şirket borcundan dolayı sorumlu olması ve borçlu gibi bir işleme tabi tutulması mümkün olamaz.
3.Vasiye Tebligat Yapılmadan Küçük Ortaklar Hakkında İşlem Yapılamaz
Limited şirketin vergi borcu nedeniyle şirketten artık tahsil olanağı bulunmayan kamu alacakları için şirketin aciz halinin tespiti ve buna göre şirketin kanuni temsilcilerinin takibi gerekecektir. Buna göre limited şirketlerde bu safhada şirket müdürünün sorumlu tutulması gerekmektedir. Kanuni temsilcilerin vergisel sorumluluğu bu aşamada vergi borcu hakkında bu borcun asıl borçlusundan kısmen veya tamamen tahsil edilememiş olması gerekecektir. Başka bir ifade ile; şirketin amme borcunu ödeyecek durumda olmaması nedeniyle acze düşmüş olması ve bu durumun da aciz vesikası ile tespit edilmesi zorunludur. Kanuni temsilcilerin sorumluluğu vergi alacağının esas borçlusundan tahsilinin olanaksız hale gelmesi nedeniyle vergi ödevlerini yerine getirmemesi konusunda kanuni temsilcinin kusurlu olması gerekir. Bu aşamada şirket borcundan dolayı şirket müdürüne ödeme emri düzenlenmesi gerekecektir. Yine bu safhada şirketin ortağı olup ve de velayeti diğer ortakta olan ortak hakkında takibat yapılmadan küçük ortak hakkında işlem tesisinde de hukuken bir mesnet bulunmamaktadır.
4.Sonuç ve Değerlendirmeler
Türk Medeni Kanunun velayet, vesayet ve miras hükümlerinin uygulanmasına dair tüzük (mülga) hükümlerine göre velayet konusu ve anne ve baba vazifelerini yapamadıkları veya yapmadıkları takdirde uygulanacak hükümler belirlenmiş bulunmaktadır. Bir limited şirkette ortaklardan birinin velayeti diğer ortakta bulunması durumunda ise velayetin nez’i halinde haber verme konusu gündeme gelecektir. Küçük çocuğun vesayet altına alınması gerekiyorsa, asliye mahkemesi, hükmün kesinleşmesi üzerine, çocuğa vasi tayini için keyfiyeti sulh hakimine haber verecektir.
Bilindiği gibi, limited veya anonim şirketlerde kanuni temsilci durumunda olmayan  ortakların şirketin borçlarından dolayı sorumlulukları en son aşamada olabilmektedir.
Öncelikle şirket tüzel kişiliğinin borcunun muhatabı bizzat şirkettir. Diğer taraftan şirket tüzel kişiliğinin amme borcunu ödeme konusunda acze düştüğü tespit olunmadıkça şirket yönetim kuruluna veya şirket müdürüne takibat yapılamaz.
Bütün bu yollar denendikten sonra şirketin amme borcunu ödeyemeyeceği tespit edildiği takdirde şirketin kanuni temsilcileri hakkında takibat yapılabilecektir.
Dikkat edilirse bu safhaya kadar sıradan şirket ortaklarının şirketin borcu nedeniyle sorumlulukları söz konusu değildir.
Şirket tüzel kişiliğinden alınamayan, şirketin kanuni temsilcilerinden tahsil edilemeyen amme borcu nedeniyle imza yetkisi olmayan sıradan şirket ortakları için şirket borcu nedeniyle sorumluluk ancak 3. ya da 4. kademede söz konusu olabilecektir.
Şirketin sadece ortağı sıfatı ile şirkette kağıt üzerinde ortak gözüken bir üniversite öğrencisinin burs aldığı ve bursun yatırıldığı banka hesabına haciz konulması Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 70. maddesi ile çelişik durum arz etmektedir.Şirketin iki ortağından biri baba diğeri de çocuk ise, çocuğun veli veya vasisine tebligat yapılmadan şirket tüzel kişiliğinin borcu öğrenci ortaktan tahsil edilemez, öğrencinin burs hesabına şirket borcu için haciz uygulanamaz.


Kaynakça
-Bkz. CANDAN Turgut, “Kanuni Temsilcinin Vergi ve Diğer Kamu Alacaklarından Sorumluluğu”, Maliye ve Hukuk Yayınları, Güncelleştirilmiş 3. Baskı, s.93-102
-6183 sayılı Yasa mük. md. 35, “Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu” ve 213 sayılı VUK md.10
-Bkz. KARAKOÇ Yusuf, “Genel Vergi Hukuku”, Gözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş 4. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara 2007, s.604-606
-6183 sayılı Yasa madde 70/1-13
*Kaynak:LYY Mevzuat Dergisi Ekim 2016 Sayısından alınmıştır.

Join Our Mailing List

Thank you for your message. It has been sent.
There was an error trying to send your message. Please try again later.

Once Weekly Webinar

Free Webinar Once Per Week

Our free webinar runs once per week and is available to anybody who wants to know more about getting started on the road to financial freedom.