Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilden silinmiş olan mükelleflerin tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin olarak salınacak her türlü vergi tarhiyatı ve kesilecek cezalar, müteselsilen sorumlu olmak üzere; tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için ise tasfiye memurlarından herhangi birim adına yapılır. Limited şirket ortakları, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olurlar. Şu kadar ki, bu fıkra uyarınca tasfiye memurlarının sorumluluğu, tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlıdır.( Bkz: 5520 sayılı KVK mad. 17/9 hükmü )

5520 sayılı Kurumlar vergisi kanunun 17. Mad. hükmü tasfiye hükümlerinden söz etmektedir. Söz konusu 17. Maddeye 9. Bent hükmü olarak ve 03.07.2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5904 sayılı Yasa’nın 6. Maddesiyle bir hüküm eklenmiştir. Hükme göre; tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilden terkin edilen şirketlerle ilgili aşağıdaki kurallar geçerli olacaktır.

1)Hükmü şahsiyeti sonlanan bir Limited şirket veya Anonim şirket hakkında geçmişle ilgili bir

tarhiyat yapıldığı takdirde tarhiyatın yapıldığı döneme bakılacaktır.

2)Tasfiyesi biten şirket hakkında muhtemel tarhiyatın tasfiye öncesi dönem ise eski ortaklar

hakkında ve koydukları sermaye hisseleri nispetinde takip yapılacaktır. Ödeme emri eski

ortağın şirkete koyduğu sermaye hisseleri oranında düzenlenip, tebliğ edilecektir.

3)Hukuk aleminde varlığı sonlanan tüzel kişiliğin adına düzenlenecek ihbarnameler ise tasfiye

dönemiyle ilgili olması halinde tasfiye memurları adına ihbarname tebliğ edilecektir.

Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilden silinen Anonim veya Limited şirketlerin veya

Kooperatifler adına tasfiye öncesi veya tasfiye dönemleri için yapılacak cezalı tarhiyatlarda

tasfiye memurundan bir sonuç alınamadığı takdirde kesinleşecek ihbarnamelerden dolayı

ortaya çıkacak borçlar hakkında ortaklar ve tasfiye memurları birlikte müteselsilen sorumlu

olacaktır.

Sonuç ve Özet olarak:

Uygulamada ticaret sicilinden kaydı silinen, hukuk aleminde varlığı sonlanan eski şirketler

hakkında şu veya bu sebeplerle ihbarname tebliğ edildiğini sıklıkla yaşamaktayız. Oysa ki,

ortada mevcut olmayan şirketler adına nasıl tarhiyat yapıla bilir? Tüzel kişiliği sonlanan

şirketlerin ihbarname tebligatları kime ve nasıl yapılacaktır? Tebliğ edilen evrak ödeme emri

ise kime, kimlere ve nasıl tebliğ edilecektir? Tebliğ edilen evrak üzerine ( İhbarname veya

Ödeme Emri ) tasfiye memurları, eski ortaklar veya bunların sağ kalan yakınları vergi

mahkemelerinde nasıl bir dava açabilecektir? Mahkemeler, dava açma sırasında davacılardan

yetki belgesi, imza sirküleri veya ticaret sicilden kaydı silinen eski şirket ile ilgilin geçerli belge

olmadan açılan bütün davaları red şeklinde hükme bağlamaktadırlar. Acı olan gerçek şudur;

ticaret sicilinden şirkete ( mezar taşına ) vergi daireleri ceza tebliğ edip, daha sonra ödeme

emri tebligatı yapabilmektedir. Buna karşılık ödeme emrini alan eski şirket ortakları, eski

tasfiye memurları vergi dairelerinde hak arama esnasında, vergi yargısında dava açmak

isterken elleri kolları bağlanarak haklarını aramaları nasıl istenebilir?

Kaynak:Av. Nazlı Gaye Alpaslan Güven