Uyuşmazlığın taraflar açısından ayrı ayrı maliyetleri vardır. Mükellefler, davayı kaybetmeleri durumunda, vergi aslı ile cezanın tamamını üstelik de yüksek oranlı gecikme faiziyle birlikte ödemek zorunda kalmaktadırlar.
İdare ise özellikle mükellefin haklı çıkarak davayı kazandığı durumlarda, almak istediği vergi ile cezanın tamamı üzerindeki talebinden vazgeçmekte, üstelik emek ve zaman kaybı bir yana bir de dava giderlerini karşı tarafınki ile birlikte karşılama durumunda kalmaktadır.
Görüldüğü gibi uyuşmazlığın dava konusu yapılmasının taraflar açısından ayrı bir maliyeti ve riski vardır.  Buna karşılık uyuşmazlığı sona erdirme gibi yararı da vardır.
Uyuşmazlığın idari aşamada çözümlenmesini, hem idare hem de mükellef yönünden karşılıklı anlaşma zemini içinde sonuçlandırılması nedeniyle daha üstün ve arzulanan bir çözüm yöntemi olarak değerlendirmek gerekir.
Bu yönüyle olaya baktığımızda, yabancı ülkelerde vergi uyuşmazlıklarının, büyük bir kısmının yargı yoluna gidilmeden, idari aşamada çözümlenmesinde, idari aşamadaki çözüm yollarının etkili olduğu görülmekle birlikte, oransal anlamda resmi bir veriye rastlanılmamaktadır.