Malumunuz, elektronik defter ve belge uygulamalarının tek bir tebliğ altında birleştirilmesine ilişkin tebliğ taslağı, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından nisan ayının ortalarında duyuruldu ve taslak kamuoyu ile paylaşıldı. Söz konusu tebliğ taslağı, elektronik defter ve belgenin geleceğine ilişkin pek çok konuya ışık tutacak bilgileri bünyesinde barındırıyor. Bize göre, elektronik defter ve belgeye ilişkin yürütülen politikalara yönelik olarak ciddi bir politika değişikliğinin de göstergesi durumunda. İyi bir okuma ve biraz da yorum katarak uygulamanın geleceğine, yürütülen ve yürütülmesi planlanan çalışmalara ilişkin isabetli çıkarımlarda bulunabiliriz.
Elbette, geleceğe ilişkin bir takım varsayımlarda bulunabilmek için öncelikle, elektronik defter ve (özellikle elektronik fatura olmak üzere) elektronik belge uygulamasının geçmiş dönem performansını ve aksayan yönlerini göz önünde bulundurulmalıyız. Böylece geleceğe yönelik varsayımlarımız okuyucularımız açısından daha anlaşabilir hale gelecektir. Dilerseniz bu yazımızda elektronik defter ve belgenin gelişme hızından başlayarak elektronik defter ve belgenin mevcut performansını irdelemeye başlayalım.
Türkiye Geride Bıraktığımız Dönemde Elektronik Defter ve Belge Kullanımı Açısından Hızlı Bir Dönüşüm Geçirmiştir
Elektronik defter ve belge ile anılan konulardan birisi de yaşadığımız dönüşümün hızı. Bu tarz bir önerme, neye göre hızlı kime göre hızlı sorularını akla getiriyor. Elektronik defter ve belgenin kullanıcı sayısı bir kriter olarak alınacaksa, dönüşüm hızının yavaş olarak nitelendirilmesi daha doğru olabilir. Elektronik belgenin iki amiral gemisi e-fatura ve arşiv faturanın kullanıcı sayısındaki artışa aşağıdaki tablolarda yer verilmiştir. Bu rakamlar yılsonu rakamları olmayıp ilgili yıllarda çeşitli tarihlerdeki kullanıcı sayılarını temsil ediyor.   

Yıllar 2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019
E-fatura Kullanıcı Sayısı (Özel ) 607 19.368 19.734 47.975 61.540 81.904 107.136

 

Yıllar 2015 2016 2017 2018 2019
Arşiv -fatura Kullanıcı Sayısı (Özel ) 57 3.520 7.693 21.089 45.133

 
Başkanlığın yayınladığı istatistiklerden 2013 – 2019 yılları arası her yılda, faal gelir vergisi mükelleflerinin sayısının 1.700.000, faal kurumlar vergisi mükelleflerinin sayısının 660.000 mükellefin üzerinde olduğunu görüyoruz. Arşiv fatura mükelleflerinin öncelikle e-fatura mükellefi olma zorunluluğu dikkate alınacak olursa, e-fatura kullanıcı sayısının arşiv fatura kullanıcı sayısını hâlihazırda içerdiği tahmin edilebilir. Bu noktada sadece e-fatura kullanıcısı sayısı ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından açıklanan mükellef sayıları üzerinden gidilerek aşağıdaki tabloda yer alan oranlara erişilebilmektedir.

Yıllar 2013 2014 2015 2016 2017 2018
E-Fatura Kullanıcı 607 19.368 19.734 47.975 61.540 81.904
Kurumlar Vergisi M.S. 662.225 673.920 699.904 721.524 759.242 806.622
Gelir Vergisi M.S. 1.798.056 1.798.738 1.827.180 1.819.492 1.877.128 1.920.586
Fatura Kul /GVM 0,03 1,08 1,08 2,64 3,28 4,26
Fatura Kul /KVM 0,09 2,87 2,82 6,65 8,11 10,15
Fatura Kul /KVM + GVM 0,02 0,78 0,78 1,89 2,33 3,00

 
Basit bir aritmetikle faal gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin (arşiv fatura dahil olmak üzere) elektronik fatura uygulamasına katılım oranının 2013 yılı ile 2018 yılı arasında yüzde 3’lere ulaştığını anlıyoruz. Gelir vergisi mükelleflerinin bir kısmının fatura düzenleme mecburiyetinin bulunmaması, bazı mükelleflerin serbest meslek makbuzu gibi kendi işlerine özgü belgelerle muhatap olması gibi durumlar göz önünde bulundurulacak olursa, gelir vergisi mükellefleri için tespit edilen oranın daha yüksek olması beklenebilir. Buna karşın, kusurları olsa da, kurumlar vergisi mükellefleri açısından bulunan oran, gelir vergisi mükelleflerinin uygulamaya katılım oranına göre daha keskin bir oran.
Sonuçta incelikli bir hesap yapıldığında yukardaki tabloya göre daha olumlu oranlar çıkabilir. Bu tarz bir istatistiği sunmak ancak Başkanlığın elindeki mevcut verilerle mümkün görünüyor. Yani fatura düzenleme mecburiyetinde olup uygulamaya katılan mükelleflerin, fatura düzenleme mecburiyetindeki mükelleflerin kaçta kaçına denk geldiğinin açıklanması suretiyle hoş bir istatistik çalışmaya imza atılabilir. Ancak yukardaki rakamlar dönüşümün, çoğu zaman ifade edildiği üzere, yeterince hızlı olduğu kanısını uyandırmıyor. Ayrıca elektronik defter kapsamındaki rakamların yukardaki rakamlardan çok daha iyimser bir tablo çizmediğini ifade edebiliriz.

Elektronik defter ve belgenin performansına ilişkin tüm eleştirilerimiz uygulama hızına yönelik değil ancak başka bir yazının konusu. Okuyucularımızı sıkmamak adına burada bir nokta koyalım ve geri kalan kısmı bir başka yazımızda ele alalım.